Pazartesi, Temmuz 30, 2012

ben ankara




Kar yağar ankarada, ben ağlarım...
damlalar düşer yanaklarımdan, ben düşünürüm...
ben ağlamam...
beynim kazan gibi olur, ben konusurum...
ben düşünmem...
kulaklarım artık duymaz sözlerimi, ben tutunurum...
ben konuşmam...
tutunurum hayata seninle...

Cuma, Temmuz 27, 2012

gitmek



Belki de önemli olan gidilecek yer ya da güzergah değil, gitme fikrinin kendisidir...
Bir yola cıkarsınız, yanınıza gerekli herşeyi alırmısınız bilmem ama en gerekli olan şeyi almadan o yola cıkamazsınız. Kendinizi!

Perşembe, Temmuz 26, 2012

al sana anlam!




geçmişte sıklıkla yaptığım ama şimdi bunu hayata geçirkem için zaman bile kollamadığım bir "zamanı dondurma" faaliyetinde, yakaladığım bir kare...

o gun sadece elime Zenitimi almıştım ve kolej tarafından ulusa doğru koyulmuştum yola. ankara her zaman std bir şehir değildir. burada yaşamayan insanlar, burayı karanlık ve sıradan bir şehir olarak adlandırır. işin içine girince değişiyor. her sokagında, her insanında ayrı bir hikaye barındırıyor burası...

yanından geçtiğiniz sokagın aslında sizin için ne kadarda önemli bir hal alabileceğini kestiremezsiniz... burada işler ağır işler ama etkisi çok fena olur. bu mekan mesela; Eşimin çalıştığı yer... ben bu fotoğrafı o buraya atanmadan bir bucuk yıl önce çekmişim... aslında fotoğraf ve anlam acısından pek bir özelliği olmayan bu kare yıllar sonra bana dedi ki "al sana anlam!".

Salı, Temmuz 24, 2012

ikinci adam




perdenin arkasındaki adam... güce tapmak yerine güç olan adam... vermeden almaz, alır verir... özetlerle işi yoktur, o özeti yapar ve insanların yararlanması için işleri kolaylaştırır... dünyayı yönetenlerdir aslında perdenin arkasındakiler. kararların verilmesinde ki yolları belirleyen gene onlardır. 
ikinci adam olmak zordur. sorumluluk almazsınız, aldırtırsınız ama tum işleri bilirsiniz ve karar verilmesinde etkin rol oynarsınız. ikincilik güzeldir. hayatta kimse sizi görmez birinci ön plandadır. sizi birtek birinci bilse yeter size...
ben hayatımda hiç birinci adam olmak istemedim, içimdeki amele ruhu her zaman taşların altına elimi koymamı söyledi... iki adım geride durmam öğretildi bana hayat tarafından ki detayları fark edebileyim... hayatın en farklı hazları işte o detaylarda... aslına ruh veren işte o detaylar... ilerleyen zamanda ise işte fotoğraftaki gibi elime kitabımı alacağım ve hayatı bu sefer 3-4 adım geriden izleyeceğim...
bu sayede şuan rahatım ve hayatımın kontrolu ellerimde... 
ben tek bir insanın birinci adamı olmak istiyorum, kızımın... onun ilk ekreği olacağım, onun ilk aşkı olacağım... 

(Fotoğraf 23 Ağu 2011 tarihinde San Sebastian da çekilmiştir. )