Salı, Ekim 26, 2010

Askerlik...

Acemilik bir nehirdi....

Acemilik öyle çoşkulu bir nehirdi ki akıntıya karşı yüzmeye çalıştıkça su yutuyordum, batıyordum. akışına bırakmak zorundaydım kendimi. içimde kabaran suya, takvim yapraklarının döngüsüne, şeylerin düzenine taslim olarak, itaat ederek, kulak vererek gecen bir dönemdi.

Ustalık ise bir denizmiş...

Ustalık öyle engin bir denizmiş ki kıyının ne tarafta olduğunu anlayamıyorsun. uyandığında okyanusun ortasında bir salda buluveriyorsun kendini. suların mavisi öylesine ele geçirmiş ki ruhunu, bir daha medeniyete dönebileceğini, bundan böyle eskisi gibi olabileceğini sanmıyorsun.

Elif ŞAFAK satrlarında kendimi bulduğum anların birleşkesi....

Cuma, Ekim 08, 2010

Kabus

Üşürsem üstümü ört... Hikayeni anlat ben uykuya dalana kadar. Yine de dikkatli ol. Dikkatli ol bulaşıcıdır bazı kabuslar.Benimkiler biraz özlem, biraz duygu barındırıyor bünyesinde. Bilirsin uyurum erkenden, izlersin beni, anlatırsın öykülerini... Ben olayım hikayelerinde, benli olsun vücudun, bizli olsun yaşantın...Ben sadece kararsızlıklar içerisinde rüyalar görürüm. Kabuslarım benimdir. Sensiz olsun onlar!... Bulaşmasın sevdiğime....