Pazartesi, Kasım 14, 2011

O'na benzemek istiyorum...


Yaşım ilerledikçe millet gibi ondan uzaklaşmadım. Aksine onun gibi olabilmek için çok düşündüm… Erkek olduk ya artık eskisi gibi dalıp gidemezdim, ne düşüneceksem yalın düşünmeliydim. Erkek adam bazı insansı duyguları açık yaşayamaz bu çevrede, donu düşer sonra… Kağıt uçağı uçamaz bir daha yoksa bu yaşam denizinin gökyüzünde. Ama olaylar değişti, O'nun gibi sakallarım çıkmaya başladı, O'nun gibi hapşırmaya başladım, O'nun gibi insansal şeyler olduğunu anladığım ufak tefek şeyler yaşamaya başladım. Gözlerimden görünen hayatın aslında yaşam olmadığını anladım. Olaylara keşke onun gibi baka bilsemler geride kaldı, olayların içinde olduğum için o'nun gibi davranmaya odaklandım. Yaşamının kullanma kılavuzunu elimden bırakmadım. Gözümüm alt kısmından sürekli alt yazı geçti. Kulağıma sürekli mükemmellikten bahsetti. O'nun gibi olabilmek… En azından benzeye bilmek… Hatta kokumun bile onun gibi olmasını istedim… Kokusuna hasret kaldığım insan gibi kokmak... İnanın çok tuhaf bir duygu… Şimdi rüzgar başka esiyor ve uçmak gerçekten gözlerini kapatınca bulutların üzerine anlamlı… O'nun gibi düşünmek, asla başaramayacağım ama sürekli deneyeceğim bir şey…

Salı, Kasım 01, 2011

senin için yani benim için...



Hayatı kontrol edecek herşeyden vazgeçtim
İkimiz için ve bir tek şey için yaşıyorum
Seni sevmek için seni mutlu etmek için
Şu anı en iyi şekilde yaşamak için…

gereksinim...


Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara gereksinimi var...

korku ve ümit


Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır.