Çarşamba, Mart 20, 2013

ölüm




Ölüm ne garip şey hocam… hayatında yaşadığın her şeyi gerinde bırakıyorsun ve asıl olan tarafa gidiyorsun. Kefenin cebinin olmadığını ve pamukların ne kadar kıymetli olduğunu anlıyorsun. Yaşamında elde ettiğin tüm maddi şeyleri bir hiçmiş gibi gerinde bırakıyorsun. Sen artık sadece manevi şeylerle tartılıyorsun. Omuzlarında ki ağırlıklar ne kadar bun bile artık sabit. Gidene mi zor yoksa geride kalana mı?

Geride kalanın enerjisini nasıl bir anda yok ediyor bu ritüel… nasıl dayanacaksın ki, nasıl yaşam pınarını bir daha bulacaksın… sanki gerek var, yaşamın sonu belli yada yaşama giden yol belli…

Hep kendime ait bir ritüelimin olmasını istemişimdir, al sana ritüelin kralı ÖLÜM!

On iki saatten az bir sürede toprağın altında yerini alıyor bedenin. Ruhun ise nerede olacağına yaptıklarınla yön vermişsindir ama onunda belirsizliği geride kalanların dualarıyla perçinleniyor...

Cuma, Mart 08, 2013



Karşıdaki Adam: Neden öyle bakıyorsun?
Emma Peel: ...
Karşıdaki Adam: Yapma lütfen, rahatsız oluyorum. Dik dik bakma!
Emma Peel: Bakışlarımdan değil bakabiliyor olmamdan rahatsız oluyorsun sen. Sana bakılabiliyor olmasına bile tahammülün yok.
Karşıdaki Adam: Saçmalama! Varsa bir söyleyeceğin söyle, yoksa çekip gidiyorum.
Emma Peel: Gidemezsin. Buna cesaretin yok. Tek başına bir hiçsin çünkü, bunu ikimiz de biliyoruz. Şimdi otur oturduğun yerde. Ben bakacağım sen de o bitmeyen tedirginlikle yaşamaya devam edeceksin.