Pazartesi, Ekim 29, 2012

29 Ekim saygısı...

From Evernote:

29 Ekim saygısı...

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?

Şehrimden ülkemin başka bir şehrine giderken bile başkent girişinde sizi önce jandarmalar karşılıyor. Karşılama bandosu olarak ne zamandan beri jandarmaları kullanıyor bu başkentte yaşayanlar, anlamadım. Burası benim şehrim benim başkentim size ne oluyor ya ister Ata'mı ziyarete gelirim ister, Yüksel caddesinde can dostlarımız için kardeşlerimize buluşurum. İstersemde sizlerin o tatil anılarınızı birbirinize anlattığınız, günlük toplantılarınızı, tabiri aslında şudur ev hanımların kahve günleri vardır, ha işte o günlerinizi yaptığımız yeni meclisinize sizi ziyaret etmeye gelirim. Maaşlarınızın yetmediğini savunduğunuz misafirlerinize ikramlarınızdan tadarım. Aa misafir umduğunu değil bulduğunu yermiş misali bizde biber gazından nasibimizi alırız. O ayrı bir olay... Aslına bakarsanız jandarmanın yada polisin benim GBT mi sorgulaya bilmesi için beni şüpheli olarak görmesi gerekmektedir yada yukarıdan emir alacak ki böyle sabahın köründe otobüsleri durdurun ve Ata'yı ziyaret etme potansiyeli olanları ayırın diyecekler. Anlıyorum sende emir kulusun ama sunu unutma sen Ata'm sayesinde o ay yıldızlı bayrağı taşıyorsun göğsünde... O bayraktar bizim özgürlüğümüzün simgesi... Aslına bakarsan özgürlük deyince aklıma direk, maaş alan hiçbir kimse özgür değildir sözleri geliyor. Neyse...

Benim özgürlüğüme kimse karışamaz. Elbette hatam varsa karışın hatta beni göz altına alın ama bunun için mantıklı bir sebep gösterin bana... Tabi göstere bilirseniz bunu yapın, bana uydurduğunuz bahanelerle sizi Ankara'ya alamam demeyin yada yola çıkan minibüslerin şöförlerini şantaj yapmayın... Bana beş kişilik gruplar anarşim bir topluluk olma riski taşıyor demeyin ya... 

Jandarma yada Polis ne fark ediyor ki artık... Emirler nede olsa aynı zihniyete sahip kişilerden geliyor. Orada ki memurda emirleri uygulamak zorunda ama unutma sende memursun ve sende bu cumhura hizmet etmek zorundasın... O meclise gidip kıçını büyütmek ile emekli olamazsın... Ama pardon benim ülkemde bu bu şekilde oluyordu... 

Siz! Cumhurun birlik olmasını engellemeye çalıştıkca bu birlik beraberlik eski günlerini hatırlayacak kıvama gelecektir ve sizleri başımıza getirenlere hesap soracaktır... 

Ata'm yıllar öncesinden bu tarihleri ön görmüş ve bu durumlarda neler yapabileceğimizi kaleme alarak bizlere yıllar öncesinden gene rehberlik etmiştir. Tek yapmamız gereken NUTUK'u tekrar tekrar okumak ve okumamış olanlara da doğru yolu göstermekdir. Tabi anlayarak okumak gerekiyor, at gözlüklerinden kurtulup bir adım geri atarak daha geniş bir yelpazede olaylara bakabilmeli ve durumları objektif bir şekilde analizlemeliyiz... Sonrası zaten içimizde bulunan ama birbirimize son zamanlarda hiç göstermediğimiz saygı ile şekillenecektir. 

Umudunu kaybetmemiş tüm dostlarıma nice bayramlar diiyorum!